I V .   B Ö L Ü M

A Ç I K   P A R F Ü M

 

-         -         Açık Parfüm Nedir ?

-         -         Gaz Kromatografisi

-         -         Elektronik Burun

-         -         Türkiye’de Açık Parfüm

-         -         Açık Parfüm İle İlgili Mevzuat

-         -         Açık Parfüm Ne Değildir ?

-         -         Açık Parfüm Satmanın Avantajları

 

 

 

 

Açık Parfüm Nedir ?

 

Kısaca tanımlamak gerekirse Açık Parfüm, doğal veya sentetik kokulu yağlar (hammadde), su ve alkolün belirli oranlarla karıştırılması ile elde edilen güzel kokulu sıvıdır.

 

Dikkatinizi çekti ise aynen parfümün tanımındaki kelimeleri kullandık Açık Parfümü anlatmak için. Çünkü bugün yerleşen tabiri ile “Açık Parfüm” dediğimiz  imitasyon parfümler de tıpkı orijinal parfümler gibi yapılmaktadır. Değişen hiçbir şey yok ! Tıpkı kullandığınız açık ve orijinal parfümden elde ettiğiniz sonuçların hemen hemen aynı olması gibi.  İşte bu nedenle II. Bölümde parfüm bahsindeki tüm açıklamalarımız, açık parfüm için de geçerlidir.

 

Tüm dünyada imitasyon parfümün tarihi parfümün ki kadar olmasa da çok eskilere dayanır. İnsanlar her zaman iyi ve güzel olanı taklit etme eğiliminde olmuşlardır. İmitasyon parfümün var oluşu da bu güzel olanı taklit etme dürtüsü ile açıklanabilir ancak.

 

 

 

Orijinallerinin kopyalarının yapılabilmesi ancak bu konuda uzman kişilerce mümkün olmuştur.  Çünkü bu ünlü bir modaevinin yaz kreasyonu içindeki bir kıyafeti taklit etmeye benzemez. Artık biliyorsunuz ki; bir parfüm, içinde yüzlerce madde ihtiva ediyor. Üstelik bu maddeler birbirleri ile karıştırılarak, kimyasal olarak bir reaksiyona girmiş, birbirleri ile kaynaşmış haldedir.  Tüm bu maddeleri tespit edebilmek; kokular konusunda uzman ve özellikle analiz hususunda uzmanlaşmış ve panelist denilen kişilerce kokunun koklayarak analiz edilmesi ile mümkün olabiliyordu.  Ancak bu da çeşitli olumsuzluklar içeren bir yöntem. Neticede bir insan olan panelistin, analizini yaparken o an içinde bulunduğu ruh hali, ortam ve fiziksel durumundan etkilenmeden çalışabilmesi mümkün değildir. Ayrıca burun, yapısı itibariyle çabuk yorulan bir organ olduğu için analiz etme süreleri oldukça uzundur. Bunların da ötesinde bir panelistin bir kokuyu önüne alıp içindeki her maddeyi teşhis edebilmesi mümkün değildir. Özellikle bu koku 500 maddeden oluşan bir parfüm ise. Tüm bu 500 maddeyi analiz edip, neler olduğunu söyleyebilse bile bu söylediklerini o kokuyu bir daha analiz ettiğinde aynen söylemesi; bu kadar şaşmaz bir doğrulukla analizde bulunabilmesi mümkün değildir. Ayrıca içerikteki maddeleri bulsa dahi ne oranda bulunduklarını da tam bir bilimsellik ölçütünde belirleyebilmesi imkansızdır. Bu da imitasyon parfümün orijinali ile kıyaslanınca çok da başarılı bir kopya olmasına engel olmuştur.

 

 

Bilim günümüzde başka gezegenlerde yaşayabilmenin yollarını araştırır oldu. “Yerimiz mi dar” diyordu Sezen Aksu bir şarkısında. Hayır. Bu dünya milyarlarca insan taşıyor üzerinde. Bir bu kadarını daha hatta belki de daha fazlasını ağırlayacak yeri de var. Yalnızca bilim, teknoloji o kadar gelişti ki, sorulamayacak soru kalmadı. Belki cevapları hemen verilemez ama soru sormanın sınırı yok.  İnsanlığın yaşı ile kıyaslandığında çok değil birkaç yüzyıl kadar önce dünya yuvarlak bir tepsidir diyen insanoğlu bugün başka gezegenlerde yaşayabilirim iddiasında. Tıpkı Havai ‘ye turla gider gibi Ay’a gidiyor uzay aracı ile. Eh bu noktalara giden bilim, kimya açısından da boş durmadı elbette.

İnsandaki koku alma sistematiği genel olarak 10.000 kadar kokuyu ayırt edebilecek şekilde yaratılmıştır. Ancak biz insanlar bu devasa sisteme sahip olmamıza karşın onu kullanmayı pek başaramıyoruz. Normal bir insan en fazla 50-60 çeşit kokuyu ayırt edebilir. Uzman bir kimyacı bir parfümün içinden 80-90 kadar maddeyi algılayabilir. Buna karşın koku alma sistemini en iyi kullanan “burun” denen o parfüm sanatçıları bile ancak 4.000 kokuyu ayırt edebilir. Kısacası konusunda uzman olanlar bile bünyelerindeki müthiş koku alma kapasitesinin tümünü kullanamamaktadır.

 

İnsanın koku alma sistematiği yıllardır bilim çevrelerinin dikkatini çekmiş ve bu konuda uzun süreli yüksek maliyetli çalışmalar yapmalarına teşvik etmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde insanoğlundaki bu sistem, gelişen bilgisayar teknolojisi kullanılarak taklit edilmeye çalışılmıştır.

Ve 19. yy da koku analizi ile ilgili önemli buluşlar gerçekleşti.  İmitasyon parfümün gelişimde önemli oldukları için bu buluşlardan, özellikle konumuzla ilgili olan iki tanesi üzerinde kısaca durmak istiyoruz.

Gaz Kromatografisi

 

Gaz kromatografi cihazında uçucu yağın bileşimindeki maddeler birbirlerinden ayrılır ve bu cihaza bağlı olan kütle spektrometresi cihazında her bileşiğin kütle spektromları alınarak, bu sonuçlara göre o bileşikler tanınır.  Bu şekilde analiz edilen bir parfümün içeriğindeki maddeler ve kullanım oranları tam ve şaşmaz bir doğrulukla tespit edilebilir.

 

 

 

Elektronik Burun

Bu konuda ilk araştırmalar 1970 yılında İngiltere’de  Warwick Üniversitesi’nde başlamıştır. Bu üniversitede başlayan araştırma ve bir burun taklidi makine icadı çalışmaları tüm dünyada devam etmiştir. Sonunda da başarılı olunmuş ve elektronik burun terimi literatüre ilk olarak 1990 da girmiştir. İlk prototip sistemler 1993 ‘te ilk ticari sistemler ise 1994 ‘te piyasaya sürülmüştür. Çalışmalar daha da ileriye götürülerek 1996 yılında ABD ‘de fiber optik sistemler bulunmuştur.

Kısaca E-burun olarak nitelendirilen bu cihaz; bir yapay zeka desteği ile insanın koku alma sistematiğini taklit eden bir sistemdir. E-burunlar insan burnunun algılayamadığı seviyelerdeki kokular üzerinde hassas ölçüm yapabilen cihazlardır. Ayrıca bir kokuyu algılayıp, tanımlayabilmenin yanı sıra ölçüm yapılan madde içinde her bir kokudan ne oranda bulunduğunu, bulunan kokuların hangi sınıflara dahil olduğunu ve ne kalitede olduklarını da algılayabilmektedirler.

 

Tüm bu ölçüm işlemini sadece 5 dakikada yapabilen bu cihaz üzerinde çalışmalar hala devam etmektedir. Örneğin şuanda İngiltere’de dünyanın en küçük E-burnunun yapılma çalışmaları sürmektedir. Şuana kadar araştırmalarda gelinen noktada sadece bir mercimek tanesi büyüklüğünde olan bir çipi barındıran minik bir E-burun yapılmıştır. Bu minik cihaz üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Çalışmalar sona erince dijital bir fotoğraf makinesi kadar küçük, elde taşınabilecek bir E-burun yaratılmış olacaktır. Bir düşünün bu cihaz piyasaya sürülüp çeşitli firmalarca imalatına başlandıktan sonra bilimin bu hızlı ilerleyişine bakılınca belki de 4-5 yıl sonra her birimizin bir cep E-burunu olacak. Artık bu E-burun ile kullandığınız parfümü mü analiz edersiniz; yoksa yediğiniz hamburgerde aslında ne eti kullanıldığını ve hangi baharatlardan ne miktarda kullanıldığını, taze olup olmadığını mı test edersiniz o size kalmış. Ama bu cihazın kullanım alanı o kadar geniş işte.

Teknoloji o kadar ilerledi ki; 2001 yılında piyasaya sürülen bir cihazdan tam da yeri gelmişken bahsetmeden geçemeyeceğiz. Bilgisayar tabanlı bir cihaz düşünün. Aynen bilgisayarlarımızda kullandığımız yazıcının kartuşları gibi kartuşlara sahip. Bu kartuşlarda 128 temel koku bulunuyor. Siz bir koku hedefliyorsunuz ve bu hedeflediğiniz kokunun içeriğini ve oranlarını cihaza giriyorsunuz. Cihaz da nasıl ki yazıcılar 3 ana renkten onlarca hatta yüzlerce tonu saniyeler içinde oluşturup, kağıda basabiliyorsa; bu cihaz da çok kısa bir süre içerisinde istediğiniz kokuyu oluşturup; havaya püskürtüyor.  İşte bilim ve bilim sayesinde de teknoloji bu kadar ilerledi. Yakında yükleyeceğiniz bir fotoğrafınız ile o günkü giyiminize, mevsime, o günün hava şartlarına, ten renginize uyumlu kokuyu anında oluşturup; oluşturduğu bu kokuyu size püskürtecek bir cihaz bile yaratılabilir.

İlk zamanlarında şahsi yeteneklere dayanılarak oluşturulan  imitasyon parfüm sektörü teknolojinin gelişmesi ile adeta çağ atlamıştır.  Teknolojinin icat ettiği yukarıdaki gibi cihazlar ile   taklit edilen ürünlerin içeriğindeki kokuların analizi çok daha güvenilir yöntemlerle yapılabilmiş ve bu da çok daha başarılı kopyaların üretilebilmesini mümkün kılmıştır.  Kopyaların başarı oranı arttıkça, bu kopya ürünlere olan talep de artmıştır.

 

Ancak bu ürünlere olan talebi asıl arttıran, orijinallerine kıyasla çok daha düşük fiyatlara bu ürünlere sahip olunabilmesidir.  İmitasyon parfümlerin bu kadar düşük fiyatlara satılabilmesi elbette maliyetlerinin de düşük olmasının sonucudur. Maliyetleri bu denli düşüren de muhakkak ki II. Bölümde uzun uzadıya bahsini ettiğimiz sentetik ürünlerin kullanılmaya başlanmasıdır.

 

Sentetik ürünlerin parfüm sektöründe kullanımına 19.yy sonlarında başlanılmıştır. İşte tam bu zamanlar da imitasyon parfüm de adeta çağ atlamış ve kendine özel bir piyasa oluşturmuştur. Bugün sadece imitasyon parfüm hammaddesi üreten fabrikalar dahi vardır.

 

Türkiye’de Açık Parfüm

 

Açık Parfüm, ülkemizde son birkaç yıl içinde var olmuş gibi görülse de aslında çok daha öncesi de vardır. Yine bir marka altında,  ancak kutulu ve özel şişeler ile satıma sunulan gerek Türk yapımı gerek ise yabancı yapım olan ve Açık Parfümün anası diyebileceğimiz imitasyon parfümler, hep vardı. Belki bu kadar dikkatleri çekmiyordu veya belki bu kadar yaygın değillerdi ama vardı.

 

Bugün anladığımız anlamda “Açık Parfüm”  Türkiye’de ilk olarak 1995 yılında  var oldu. İlk uygulanış şekli imitasyon parfüm esanslarının müşteri önünde alkol ile karıştırılarak şişelenmesi şeklindeydi. Zaten Açık Parfüm ismi de bu uygulamadan gelmektedir. İlk zamanlarda büyük şehirlerde tek tük rastladığımız Açık Parfüm – cülere ilerleyen zamanlarda daha sık rastlar olduk. Günümüzde ise büyük şehirlerde hemen her köşe başında  Açık Parfüm satılan bir dükkana rastlamak mümkün. Tabi arzın bu denli artmasının sebebi talep yoğunluğu olmuştur.

 

Ancak bu konu ile ilgili yasal düzenlemeler bulunmasına karşın, belki de uygulamada denetim mekanizması yeterince işletilememesi  Açık Parfüm satılan dükkanların mantar gibi türemesine neden olmuştur. Açık Parfüm satılan yerler çoğaldıkça; bu işin bir standardı kalmamış ve her esans ve şişeye sahip olabilen, gayri ciddi koşullarda bu işi yapmaya başlamıştır.  Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı konu ile ilgili denetim mekanizmalarına tam bir işlerlik kazandırmış ve Açık Parfümün sağlıklı, hijyenik koşullarda üretilmesini sağlamaya çalışmıştır.

 

Açık Parfüm ile İlgili Mevzuat

 

Siz sevgili muhatabımız, şuan ya bu işi hali hazırda yapıyorsunuz yada yapmayı ciddi olarak düşünüyorsunuz. Açık Parfüm satarak güzel kazançlar elde etmek istiyorsanız; bu işi her şeyden önce bilinçli olarak ve layıkıyla yapmalısınız. Bilinçli olarak iş yapabilmeniz de yaptığınız iş ile ilgili bilgi sahibi olmanızı gerektirir. İşinizle ilgili ne kadar çok bilgi sahibi olursanız; işinizi o kadar seversiniz ve saygı duyarsınız. Yaptığınız işi sevmeniz ve saygı duymanız muhakkak ki size başarı sağlayacaktır. Bu sadece Açık Parfüm satış işi ile ilgili değil, tüm işler için geçerli olan bir koşuldur. Bu koşula sahip olmanın haricinde yaptığınız işi hem hukuki hem de literatür anlamda olması gerektiği gibi yaptığınız taktirde o işte başarılı olmanız kaçınılmazdır.

 

Açık Parfüm işi ile ilgili teknik bilgilerin genişçe bir kısmına bu katalogumuzda yer ayırdık. İşin literatürünü sizlere anlatmaya çalıştık. Şimdi ise Açık Parfüm işinin hukuken düzenlenen kısmı hakkında kısaca bilgi sahibi olmanızı sağlayacağız. Bu bölümde ilgili mevzuattan sadece şuan için sizleri ilgilendiren maddelerden alıntılar yapacak, yorumsuz olarak bu maddeleri bilginize sunacağız.  

26.02.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3977 sayılı yasa, kozmetik ile ilgili konuları düzenler. İş bu yasanın usul ve esaslarını düzenleyen Kozmetik Yönetmeliği ise 08.04.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanun No: 3977

Kozmetiğin Tanımı ve Kapsamı


Madde 1- Kozmetik, insan vücudunun epiderme, tırnaklar, kıllar, saçlar, dudaklar ve genital organlar gibi değişik dış kısımlarına, ağız ve dişlere veya mukozaya uygulanmak üzere hazırlanmış, amacı veya yan amacı bu kısımları temizlemek, koku vermek ve korumak suretiyle iyi bir durumda muhafaza etmek, görünümünü değiştirmek vücut kokularını düzeltmek olan, saç boyaları ve saç açıcıları da dahil bütün preparat ve/veya maddelerdir.


İzin Mecburiyeti

Madde 2- Kozmetiklerin üretimi ve ithali ile satışa arzı Sağlık Bakanlığının izin ve denetimine tabidir. Bu ürünlerin tanıtımı için izin koşulu aranmaz; ancak bu tanıtımlar sağlık Bakanlığı denetimine tabidir. izin ve denetim için ücretsiz numune alınması, tahlil yapılması, tahlil için ücret alınması ve bu maddedeki diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.


İzinsiz Üretim, İthal ve Satış



Madde 3- Sağlık Bakanlığından izin alınmadan ve 2 nci maddede belirtilen yönetmeliğe aykırı olarak üretilen veya ithal edilen ve tanıtılan, satışa sunulan kozmetikler mühür altına alınarak üretim ve satış yerleri sağlık Bakanlığınca kapatılır.                                                                                   
Sağlığa zararlı kozmetik üreten, ithal edenler veya bu suretle üretildiğini bilerek satan, satışa arz eden veya sattıranlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ve 10 milyon liradan 100 milyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Sağlığa zararlı olduğu anlaşılan kozmetikler zapt olunarak mahkeme kararı ile yok edilir.

Kozmetik Yönetmeliği

Madde 9- Kozmetik üretimi ve dolumu yapmak isteyen özel ve tüzel kişiler, öncelikle Bakanlıktan üretim yeri izni almak zorundadırlar.
Kozmetik üretimi ve dolumu yapılacak yerlerin bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen kurallara ve Ek IX’ da belirtilen iyi Üretim Uygulamaları Kılavuzuna uygun olması şartı aranır.


Madde 10- Her üretici ve ithalatçı, sorumlu bir teknik eleman bulundurmak zorundadır. Sorumlu teknik eleman, üretici firmalarda, Bakanlığa sunulacak başvuru dosyasının düzenlenmesinden ve kozmetiklerin üretim kalitesinden; ithalatçı firmalarda ise, Bakanlığa sunulacak başvuru dosyasının düzenlenmesinden, kozmetiklerin piyasaya verilmesinden önce ve piyasaya verilmesinden sonra incelenmesinden, izlenmesinden ve değerlendirilmesinden sorumludur.
Eczacı veya kozmetik sanayiinde en az 2 yıl fiilen çalışmış olduğunu belgeleyen
kimyager, kimya mühendisi, biyolog veya mikrobiyolog sorumlu teknik eleman olarak görev alabilir.
Bakanlıktan izin almak şartı ile sorumlu teknik eleman yalnız bir çeşit ürün üreten ve/veya kapasitesi düşük olan birden fazla üretim yerinin veya ithalatçının sorumluluğunu alabilir.
Sorumlu teknik elamanın görevinden ayrılması halinde, üretici veya ithalatçı on gün içinde Bakanlığa bilgi vermek ve yeni atayacağı sorumlu teknik elemanla ilgili başvuruyu yapmak zorundadır.

Madde 11- Kozmetik üretim yeri açmak, kozmetik üretmek veya fason üretim ve/veya dolum yaptırmak veya ithal etmek isteyen özel veya tüzel kişiler, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde belirtilen bilgi ve belgelerle Bakanlığa başvurmak zorundadırlar

(PARFUMELİTE NOT: Üretim izni için başvuruda bulunmadan önce firmanız markasının tescil için gerekli işlemleri yapmalısınız. Marka tescil başvurunuz ile birlikte üretim izni için başvuruda bulunabilirsiniz.)

Üretim Yeri izin Başvurusu


Madde 12- Üretim yeri izni alınması amacıyla aşağıdaki belirtilen belge ve bilgilerin il Sağlık Müdürlüğü kanalıyla Bakanlığa iletilmesi gereklidir:
1. Sorumlu teknik elemanın;
a) Firma ile yaptığı iş anlaşması örneği,
b) Noter onaylı diploma örneği veya mezuniyet belgesinin aslı,
c) (Değişik alt bent : R.G 28.01.1998 23244/3.md) 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası
hükmü saklı kalmak kaydı ile başka bir yerde çalışmadığını, görev yürüttüğü sürece
de çalışmayacağını taahhüt ettiği imzalı özgeçmişi.
d) 4 adet vesikalık fotoğrafı,
e) Görevini uygulamaya engel bir hastalığının olmadığını gösteren sağlık raporu.
2. Üretim yerine ait;
a) İl sağlık müdürlüğü eczacılık şubesince onaylanmış ölçekli yerleşim planı,
b) Bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğunu belirten il sağlık müdürlüğü eczacılık
şubesince düzenlenecek ayrıntılı rapor,
c) Üretim alanlarında ve kalite kontrol laboratuarında mevcut alet ve teçhizatı
gösteren liste,

Üretim izni Başvurusu

Madde 13- Üretilecek her bir kozmetik ürün için aşağıdaki bilgi ve belgeler eksiksiz olarak sorumlu teknik eleman tarafından onaylanarak başvuru dilekçesi ekinde Bakanlığa sunulur;
1-Ürünün kantitatif (% 100 bolarak ağırlık veya hacim cinsinden) formülü 2 adet),
a)Ürünün formülünde yer alan bütün maddelerin CTFA (The Cosmetic, Toiletry, and Fragrance Association), INCI (International Nomenclature Cosmetic Ingredient) ismi veya yaygın olarak kullanılan diğer kimyasal isimleri,
b)Boyar maddelerin renk indeks numaraları (COLOR INDEX NUMBER, CI),
c)Maddelerin formüldeki kullanım amaçları,
2-Bitmiş ürün spesifikasyonu ve kabul limitleri (fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri) (2 adet),
3-Bitmiş ürünün veya kozmetik maddenin iddia edilen etkilerini kanıtlayan bilimsel nitelikte çalışmalara dair belgeler,
4-Bitmiş ürünün veya kozmetik maddenin doğru kullanıldığında insan sağlığı açısından emniyetli olduğunu kanıtlayan bilimsel nitelikte çalışmalara dair belgeler,
5-Formülde yer alan maddelerin spesifikasyonları (fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri) (2 adet),
6-Ürün yabancı ülkedeki üreticinin lisansı altında üretiliyorsa, lisans veren firma tarafından düzenlenen ve üretici firmaya yetki veren belge,
7- Türk Patent Enstitüsü'ne yapılan müracaat belgesinin örneği (Belgenin "Kullanılacak Emtia" bölümünde, ya üretim izni talep edilen ürünler ile ilgili bilgi veya "Kozmetik Ürünler" veya "Tuvalet Müstahzarları" gibi açıklama yer almalıdır.)

8-Ürünün, 18 inci madde gereğince ve satışa sunulacak şekli ile düzenlenmiş iç ve var ise dış ambalajının ve kullanma talimatının taslakları,
9-Ürün yabancı ülkedeki üreticinin lisansı altında üretiliyorsa, iç ve dış ambalajının ve var ise kullanma talimatının fotokopileri ve Türkçe çevirileri,
Bakanlığa sunulan bu bilgi ve belgelerin örnekleri ile ürünlerin analiz ve kontrol yöntemlerine dair bilgi ve belgeler Bakanlıkça yapılan denetimler sırasında ve gerekli görülen diğer hallerde incelemeye esas olmak üzere Bakanlığa sunulacak şekilde üretim yerinde muhafaza edilir.


Ambalajlara Ait Şartlar


Madde 18- Satışa sunulan kozmetiklerin iç ambalajları ve var ise dış ambalajları ve kullanma talimatları aşağıdaki bilgileri ihtiva edecektir:
1-a) Yerli olarak üretilen, bulk olarak ithal edilen ve yurt dışında fason olarak üretti-rilen ürünler için ürünün 13 üncü maddenin (7) numaralı bendinde belirtilen nitelikteki belgede yer alan ismi, tipi, cinsi ve türü,
b) Bitmiş ürün olarak ithal edilen ürünler için, ürünün menşe ülkede kullanılan markası, tipi, cinsi veya türü,
2-ürünün formülünde yer alan bütün maddelerin, kullanım oranı, en fazla en aza doğru sıralanmak kaydı ile CTFA (The Cosmetic, Toiletry, and Fragrance Association), INCI (International Nomenclature Cosmetic Ingredient) ismi ve yaygın olarak kullanılan diğer isimleri (farklı renk tonlarında satışa sunulan dekoratif kozmetiklerin bütün serilerinde kullanılan boyar maddeler, "içerebilir" ifadesi kullanılmak şartı ile bir arada listelenebilir), kullanım oranı %1'in altındaki maddeler için, kullanım oranı %1'den büyük olanlardan sonra gelmeleri şartı ile, sıra aranmaz,
3-Yerli olarak üretilen ve ithal edilen ürünlerin izin sahibinin adı ve adresi,
4-Ağırlık veya hacim olarak teorik net miktar (içeriği 5 gram veya milimetreden daha az olan ambalajlarda bu bilgi aranmaz),
5-Üretim tarihi (ay ve yıl olarak) ve şarj (seri veya lot) numarası (ithal edilen ürünler için, üretim tarihi ve seri numarası yerine her partinin ithali safhasında Bakanlığa bilgi vermek şartı ile bu bilgileri gösterir şekilde bir kod numarası),
6-Ürün 30 ay içinde orijinal özelliklerini kaybedebilecek nitelikte ise, son kullanma tarihi (ay ve yıl olarak),
7-Isı ve ışıktan etkilenecek ürünler için özel saklama şartları,
8-Ürünün iç ve dış ambalajında ve kullanma talimatında açıkça belirtilir şekilde kullanım amacı ve şekli,
9-Bakanlıkça verilen üretim veya ithal izninin tarih ve numarası,
10-Ambalaj üzerinde, ürün kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve var ise uyarıların tamamı ile kullanıldığında ortaya çıkabilecek istenmeyen haller şeklinde açıklamalar ve ayrıca Ek III, VI, VII' de belirtilen "etiket üzerinde yer alması gereken kullanma talimatı ve tedbirler",
11-Koku veren ürünlerin iç ve dış ambalajı üzerinde içerdiği alkol derecesi (h/h cinsinden),
Ürünün iç ve dış ambalajı üzerinde yeterli alan olmaması halinde, birinci fıkranın (1) ve (5) numaralı bentlerinde yer alan bilgiler mutlaka ambalaj üzerinde verilmek şartı ile, ambalajlarda yer alması gereken diğer bilgiler, kullanma talimatı veya benzeri bir materyal ile verilecektir.
Bilgi içeren bu materyal; ürünün ambalajına konarak, iliştirilerek veya kullanıcının kolayca alabileceği bir şekilde teşhir veya tanzim amacı ile kullanılan birleşik ambalaj veya stand üzerine veya yakınına yerleştirilerek kullanılabilir. Bu durumda Ek VIII'de gösterilen sembol ve "kullanma talimatına bakınız" bilgisi, iç veya dış ambalaj üzerinde verilir.
Ambalajlarda ve kullanma talimatlarında yer alacak bilgiler, kolay görülebilir, okunabilir, anlaşılabilir ve silinmeyecek nitelikte ve mutlaka Türkçe’si de yazılmak kaydı ile diğer dillerde verilebilir
.

 

Açık Parfüm Ne Değildir?

*   Açık Parfüm, kesinlikle sağlığa zararlı değildir.  En azından sağlık bakanlığından aldığı izne dayanarak; hijyenik ortamlarda üreten firmaların ürünleri asla sağlığa zararlı değildir.  (Her ne kadar Sağlık Bakanlığı konu ile ilgili geniş önlemler alıp; denetim mekanizmasını olabildiğince geliştirmiş olsa da; maalesef usulsüz Açık Parfüm üretiminin önüne tam olarak geçebilmiş değildir.)

*  Açık Parfüm, bu piyasada var olamamışlıklarından gelen fesatlıkla kimilerince iddia edildiği gibi bir  saman alevi değildir. Bir anda parlayıp, pek yakında sönüp gidecek bir ateş olmadığını kanıtlamış bir gerçekliktir.  Hiç kimse saman alevi misali bir anda yanıp, küle dönecek bir işe bu kadar ciddi sermayeler yatırıp ta; bu kadar emek sarf etmez. Ama bugün bireysel çalışanları bir kenara bırakacak olsanız bile bizler gibi bu ürünün toptan satış hizmetini veren firmaların varlığı ve bu piyasadaki güçleri göz önüne alındığında bu gerçeklik çok daha net anlaşılmış olacaktır.  Ayrıca önceki bölümlerde ayrıntılı olarak bahsini ettiğimiz gibi insanoğlunun parfüme ihtiyacı ve bu mucizevi güçten faydalanma isteği insanlık tarihinden bugünlere kadar varlığını sürdürmüştür. Bundan sonra da sürdüreceği aşikardır. İnsanların parfüme ihtiyaçları dahi Açık Parfümün varlığını daha uzun yıllar  garanti etmeye yetecek denli büyüktür.

*  Sizlere öncelikle çok eskilerden beri varolan ve günümüzde de varlığını sürdüren bir olguyu hatırlatmak istiyoruz. Elinde veya çantasında 2-3 kutu  parfüm bulunan biri usulca yaklaşır yanınıza. Yurtdışından geldiğini, Türkiye’de parasını tükettiğini ve bu nedenle de aslında kendi kullanımı için yurtdışından gelirken yanında getirdiği parfümleri satmak zorunda kaldığını söyler. Kutusuyla, şişesiyle tamamen orijinaline benzemektedir elindeki parfümler. Çoğu zaman denemenize müsaade etmezler ya, etseler bile teninize sıktığınızda ilk etapta gerçekten de orijinal parfüm kokusunu hissedersiniz. Orijinaline oranla çok daha ucuza alırsınız ve hatta bu kadar ucuza düşürdüğünüz için sevinirsiniz bile. Bu şekilde parfüm aldığınız oldu mu hiç? Eğer aldıysanız; o kokunun teninizden en fazla yarım saat sonra uçup gittiğini görmüşsünüzdür.  O kişiyi takip edecek olsaydınız; o kendi kullanımı için getirip de satmak zorunda kaldığı parfümleri bir türlü tüketemediğini görecektiniz. Çünkü aslında size tüm bu söylenenler yalan. Bu bahsini ettiğimiz ayrı bir piyasa. O kutular, şişeler, içindeki sıvı nerede, nasıl yapılır bilinmez ama o ürünleri yukarıda anlattığımız gibi yada diğer bir teknikle satan bir kişi hiç umulmadık bir yerde bile karşınıza çıkabilir.  Biz bu ürünleri yapan ve orijinal olmadığını bile bile orijinal olduğunu iddia ederek satmaya çalışan kişilere sahtekar; yaptıkları işe de sahtekarlık diyoruz.

Açık Parfüm sahtekarlık, Açık Parfüm satan sahtekar  değildir.

 

*   II. Bölümde ister bitkisel ister hayvansal kökenli olsun kokulu yağların yani esansların tamamen doğal yağlar olması ile laboratuar ortamında elde edilen sentetik yağlar olması arasında ne gibi farklılıklar olduğunu incelemiştik. Elde edilen sonuçlar açısından herhangi bir fark olmamasına karşın; sentetik yağların avantajlarını da madde madde sıralamıştık. Ve yine demiştik ki; şuan pek çok orijinal parfüm yapımında da sentetik yağlar ağırlıklı olarak kullanılmaktadır.

Bu Açık Parfüm için de geçerlidir. Açık Parfüm de ağırlıklı olarak sentetik yağlardan üretilmektedir. Açıkçası bugünün Açık Parfüm piyasasında kullandıkları yağların tamamen doğal olduğunu ve doğal yağların da sentetiklere oranla çok daha sağlıklı, kalıcı, iyi sonuçlar elde edilen yağlar olduğunu vurgulayan kişi ve firmalar vardır. Ancak kullanılan yağların tamamen doğal olduğu, tam bir aldatmacadır. Bu bölüme kadar bir parfümün 200 ile 500 adet maddenin bir araya gelmesi ile oluşturulduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Yine doğal hammaddelerin elde edilişlerinin ne denli zor olduğunu ve bu zorluklar nedeni ile de maliyetlerinin  oldukça yüksek olduğunu gördük. Bu koşullarda orijinal parfüm yaratıcısı büyük kuruluşlar dahi tamamen doğal yağlar kullanamaz iken; onlara kıyasla kat be kat daha ucuza bu ürünü satan bir kişi veya firmanın “tamamen doğal yağlar kullanıyorum” iddiası tamamen havada kalmaktadır.

Günümüz Açık Parfüm piyasasında doğal-sentetik yağ bileşimleri kullanılmaktadır.  Açık Parfüm, tamamen doğal yağlardan yapılan bir ürün değildir.

 

 

 

Açık Parfüm Satmanın Avantajları

 

 

Açık Parfüm gün geçtikçe gelişmekte, hitap ettiği kesimi genişletmekte ve dolayısıyla yurdun dört bir yanında önlenemez bir şekilde satış noktalarını arttırmaktadır. Daha önce bahsini ettiğimiz hani o kolonyaların, gülsularının, deodorantların müdavimleri bugün neredeyse tümüyle Açık Parfüm kullanmaya başlamışlardır. Bunları dahi kullanmayanlar bile çağımızın modern insan anlayışına uyum sağlamış  ve Açık Parfüm kullanır olmuşlardır. Bugün toplumun çoğu Açık Parfüm kullanıcısıdır. Bu da bu işi oldukça cazip hale getiren en önemli unsurdur.

 

Ama Açık Parfüm satmanın cazip yanları müşterisinin çokluğu ile sınırlı kalmamaktadır. Az bir sermaye ile kurulabilen; en az %100 kazancı garanti eden; sattığınız ürünün ücretini peşin ve nakit olarak almanızı sağlayan bir iş oluşu da Açık Parfümün diğer cazip taraflarıdır.

 

Bugün bu işi yapmak istediğinizde tutacağınız dükkan, dekorasyon v.b. gibi masraflar hariç; dükkanınıza koyacağınız malların ortalama bir ürün çeşitliliği ile size maliyeti 1.500.000.000TL – 1.750.000.000TL arasında olacaktır. (Parfumelite ayrıcalığı ile) günümüzde bu sermaye ile kurulabilecek başka hiçbir iş yoktur.

 

Açık Parfüm satış fiyatları bugün bölgeden bölgeye değişiklikler gösterebilmektedir. Şuan en düşük satış fiyatları İstanbul ilindedir. Takip edebildiğimiz kadarı ile en yüksek fiyatlar da İzmir’de uygulanmakta. Satış fiyatı hususunda hiçbir standart yok. ancak örneğin 30cc ebadındaki bir ürün için en düşük satış fiyatı 5.500.000TL, en yüksek satış fiyatı ise 10.750.000TL dır. Görüldüğü üzere fiyatlar arasında uçurum var. Ancak bu tamamen hitap edilen kesim ile ilgili bir husus. Ve tabii Açık Parfüm satışı yapan yerlerin müşterilerine sundukları hizmetler de bu fiyatlarda etkili olabilmektedir. Sonuç olarak en düşük fiyattan dahi satsanız %100 temiz bir karınız olacağı muhakkaktır.

 

Özellikle ülkece tam bir kriz psikozuna girdiğimiz son yıllarda genel olarak tüm ticari piyasalarda, işlem yapılsa dahi para akışının olmaması en büyük sıkıntıdır. Bu da parası olsa dahi herhangi bir mal yada hizmet alan tarafın güvensizliğinden ötürü parasını elden çıkarmak istememesi;  geç ödemede bulunması yada para yerine geçen diğer bir kıymetli evrak (çek, senet v.b. gibi) ile işlem yapmak istemesinden kaynaklanmaktadır. Genelde piyasaya bakıldığında hemen tüm ticari işlerde peşin ve nakit ödeme alternatifi çoktur ve kullanılmaktadır. En basitinden bugün bir bakkal olsanız; müşteriniz sadece bir ekmek dahi almış olsa; parasını hemen alamayacaksınız. Oysa Açık Parfüm satışında bedel peşin ve nakit olarak tahsil edilmekte; bu da sıcak para dediğimiz akışı sağlamaktadır. Peşin ve nakit ödeme haricinde her ne kadar çok ufak meblağlarla satılsalar dahi Açık Parfüm satışında da kredi kartı ile ödeme imkanı kimi işyerlerince sağlanmaktadır. Ancak müşterilerinize kredi kartı ile ödeme imkanı sunup sunmayacağınız; sunmanız durumunda paranızı kaç gün bankanın kullanımında tutacağınız ve kaç günden sonra elinize geçmesini tercih edeceğiniz size kalmış bir husus. Ancak kısaca ve son olarak şunu söylemekte fayda var ki; Açık Parfüm getirdiği sıcak para ile pek çok işe oranla çok önemli bir artı değer taşımaktadır.

 

 

Gelinen nokta göstermektedir ki; Açık Parfümün parlayan yıldızı bir daha hiç sönmemek üzere yanmaya devam edecektir. Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de iyi örnekler olduğu kadar kötü örnekler de mevcuttur.  Açık Parfüm, getirdiği temiz kazanç ile her türlü insan için cazip hale gelmiştir. Gerek denetim mekanizmasının boşluklarından faydalanıp ta usulüne aykırı üretim ve satış yapanların varlığı; gerek ise piyasadaki kimi toptancı firmaların birlikte çalışacakları insanlar hususunda seçici davranmamaları neticesinde şuan özellikle büyük şehirlerde yer yer bir keşmekeşlik yaşandığı doğrudur. Ancak zaman içerisinde taşlar yerine oturacak;  Açık Parfüm kullanıcıları da piyasadan iyileri eleyip, kötüleri silecektir. Bu şekilde kendi içinde bir istikrara ve standarda kavuşacağına inandığımız Açık Parfüm sektörü her gün bir öncekine oranla çok daha iyi noktalara ulaşmış olarak devam edecek ve uzun yıllar varlığını koruyacaktır. 

 

Şuan gireceğiniz Açık Parfüm satışı, usulüne uygun, bilinçli olarak, layıkıyla hizmet verdiğiniz sürece 1-2 yıllık bir planınız değil; evladınıza bırakabileceğiniz temiz bir kazanç kapısıdır.  Bu altın çağını yaşayan piyasada çok geç olmadan kendinize bir yer edinmenizi de özellikle tavsiye ederiz. 

 

Bugün çok geç değil!

 

Ama yarın çok geç olmayacağını kimse garanti edemez...